İşsizler ne kadar süreyle sağlık yardımı alır?
Geçtiğimiz haftanın sosyal güvenlik açısından en önemli konusu kuşkusuz işsiz kalan çalışanların işten çıkışlarından sonra ne kadar süreyle sağlık yardımı almaya devam edecekleri konusu olmuştur. İşsiz kalanların sağlık yardımı süresi neden birden ülke gündemine oturdu?
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı bir yandan sigortalıların işten çıkış tarihinden sonraki onuncu günden itibaren sağlık aktivasyonlarını iptal etti. Diğer yandan il müdürlüklerine gönderdiği talimat ile işten çıkan sigortalıların işten ayrılış tarihinden 10 gün sonra genel sağlık sigortası tescili yapmalarını istedi. İşte bu iki uygulama kamuoyunu ayağa kaldırdı.
Bilindiği üzere, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu (SSK) yürürlükte olduğu dönemde sigortalılar işten çıktıktan sonra 6 ay süreyle sağlık yardımı almaya devam ederlerdi. Bağ-Kur’lular ise 3 ay sağlık yardımı alırlardı. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile bu süre hem SSK’lılar (4-a) hem de Bağ-Kur’lular (4-b) için 90 güne indirildi. SGK 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren işten çıkan işçilere çıkış tarihinden 10 gün sonra ilave 90 gün sağlık yardımı veriyordu. Vatandaşlarında bu uygulamaya herhangi bir itirazı olmamıştı.
Anladığımız kadarıyla 5510 sayılı Kanunun yorumundan SGK yönetimi 90 gün sağlık hizmeti verilemeyeceği yorumunu yapmış. SGK’yı bu yoruma götüren 5510 sayılı Kanunun 67 inci maddesidir. Söz konusu madde de;
“60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılanlar, zorunlu sigortalıklarının sona erdiği tarihten itibaren on gün süreyle genel sağlık sigortasından yararlanırlar. Bu kişilerin sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten geriye doğru bir yıl içinde 90 günlük zorunlu sigortalılıkları varsa, sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten itibaren 90 gün süreyle zorunlu sigortalılıklarından sonraki genel sağlık sigortalılıklarından dolayı prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın bakmakla yükümlü olduğu kişiler dahil sağlık hizmetlerinden yararlandırılırlar.” hükmü yer almaktadır.
Bütün tartışmalar bu madde metni üzerinden çıkmıştır. Kanunun lafzına baktığımızda işten ayrıla bir işçi öncelikle koşulsuz 10 gün daha sağlık yardımı almaya devam edecek.
Bu 10 gün tamamlandıktan sonra 90 gün daha sağlık yardımı alabilmesi için işten ayrıldığı tarihten geriye doğru bir yıl içinde en az 90 gün çalışmasının olması gerekiyor. Bu hükmü yukarıdaki kanun metninden açıkça görmek mümkün. Hem de prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın yararlanabilecekler.
SGK’nın uygulamaya koymak istediği ise işten ayrılanlar 90 gün sağlık yardımı almadan önce il müdürlüklerine gidip kendilerini genel sağlık sigortasına tescil ettirsinler. Ancak, genel sağlık sigortasına tescil ettirirken gelir testine girsinler. Peki gelir testini kim yapacak? Hali hazırda kaymakamlıklar ve valilikler. Bu birimlerin gelir testi yapmak için yeterli donanını var mı? Hayır.
Valilikler ve kaymakamlıklar yeşil karttan dolayı gelir testi yapmakta zorlanırken onlara ikinci bir yük getirilecek. Tabii ki burada asıl vatandaş mağdur olacak. SGK kendisi gelir testi yapamaz mı? Henüz yapamıyor.
Peki işsiz kalan bir vatandaşa gelir testi yapacaksınız da ne olacak? Asıl sorun bence burada yatıyor. Adam zaten işsiz kalmış. Gelirden yoksun kalmış. Bu kişileri gelir testi genel sağlık sigortası tescili gibi işlerle yormanın gereksiz olduğu açıktır.
Kanunun ruhu ne diyor aslında buna bakmak lazım. Sosyal Güvenlik Sistemimiz öteden beri işten ayrılan sigortalılara 10 güne ilave olarak 3 ay 6 ay gibi belirli bir süre sağlık hakkı veriyor. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu da işten ayrıldıktan sonra 10 gün artı 90 gün sağlık yardımı vermeyi hedeflemiştir. Kanunun ruhuna baktığımızda bunu görmek mümkün. Hal böyle iken başka türlü yorumlarla kamuoyunun kafasını karıştırmamak gerekiyor.
Yaklaşık birbuçuk yılık bir uygulamadan sonra biz yanlış yorumlamışız demek yerine konunun Çalışama Bakanına iletilip yoruma açık noktaların yasal düzenlemeyle kapatılması yolu tercih edilmeliydi. Anladığımız kadarıyla Çalışma Bakanı konuya el atmış ve eski uygulamaya geçilmesi için talimat vermiş. Böylece işsiz kalan kişiler derin bir nefes almışlar.
Son olarak 5510 sayılı Kanun metnini yazanlara bir çift söz söylemek istiyorum. O kadar anlaşılmaz karışık ve uzun metinler kaleme aldınız ki sanki anlaşılmasın, yorumlanmasın ve uygulanmasın diye yazdınız. Hukuk tekniğinden uzak bir kanun metni ile karşı karşıyayız. Bu kanunu hazırlayan ekipten hiçbirisi ortada yok. Hepsi SGK’dan kaçıp gitmiş. Allah (CC) uygulayıcılara sabır versin.
Banka sandığı hizmetiniz kaybolmaz
A Özhan- Ocak 2000 – Temmuz 2001 tarihleri arasında İmar Bankası'nda çalıştım. SSK İnternet sitesinde hizmet dökümü kısmında imar bankasında çalıştığım süre gözükmüyor. Bankaya 2003 te el konulmuştu.Bundan kaynaklanıyor olabilir mi? Bankanın kendisine ait ayrı bir emekli sandığı vardı. Hem banka hem sandık kapatıldı. Benim gibi birçok arkadaşımın da hizmetleri gözükmüyor. Sandık kapatılınca hizmetlerimiz de kayıp olur mu?
İkinci olarak lisedeyken 2 yıl PTT de staj yaptım. Buradan sigorta sicil numarası aldım. Ancak bu çalıştığım süre de Hizmet Dökümünde gözükmüyor.
Öncelikle belirtelim ki banka sandıkları 506 sayılı Kanunun geçici 20 maddesine göre kurulan sandıklardır. Batan bankaların sandıkları ve iştirakçileri SGK’ya devredilmektedir. Tabii ki bu sandıklar SGK’ya yük oluyor. Kanun koyucu bu sıkıntıyı gördüğü için bankalar batmadan sigortalıları ve bütçeleri ile SGK’ya devrine karar verdi. Halen bütün emekli sandıklarının devir süreci devam ediyor. Hizmetiniz SGK sisteminden görünmüyor olsa bile merak etmeyiniz emeklilik aşamasında hizmetinize dahil edilecektir.
Stajer olarak çalıştığını zsüre içinde emeklilik için geçerli olan uzun vadeli sigorta kollarına prim ödenmediği için hizmetiniz içinde görünmüyor. Çırak ve stajerler adına sadece iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık primi ödenir. Malullük, yaşlılık ve ölüm primi ödenmediği için emeklilik hesaplamasında hizmet olarak değerlendirilmez.