ALİ TEZEL

Emekli Aile Hekimlerinin Aylıklarının Kesilmesi Hukuki Değildir

Memur statüsündeyken “Aile hekimliğine” geçen yahut geçirilen aile hekimleri emekliliklerini düşünerek önemli bir karar vermeleri gerektiğini bilmeliler.

Zira bu konuda da çözüm kişisel olduğu için yanlış kararlar verilerek yanlış yola girilmiş olabiliyor.

4/c sigortalılığında (Emekli Sandığı iştirakçiliğinde) kesenek uygulaması unvana bağlı olarak derece ve kademeye bunlara göre de ek göstergeye bağlı olarak hesaplanıyor. Dolayısıyla da prim-aylık dengesi aranmıyor. Örneğin kamuda çalışan 657’ye tabi 25 yıl hizmeti olan bir hekimin Emekli Sandığı matrahı 4849,89 TL olup ayda kişiden 775,98 TL kesenek, kurumdan 969,98 TL karşılık tahsil edilmektedir.

Oysa bilindiği gibi bugün 4/a sigortalılığında ayda 2558,40 ila 19188 TL arasında SSK matrahı uygulanmakta olup, yüksek matrahtan yapılan çalışmaların emekli aylığına olumlu etkisi açık bulunmaktadır.

657’li iken aile hekimliğine geçenlerin 4/c sigortalılığında sayılmaya devam edilmesi durumunda brüt ücretleri 10 bin TL hatta 19 bin TL bile olsa yukarıdaki örnekte olduğu gibi 4849,89 TL’lik kısmı sosyal güvenlik primine tabi tutulmuş olmaktadır. Bahse konu rakam emeklilik aşamasında her bir yıl için ödenecek ikramiye tutarını belirtmenin yanında aylık bağlama oranı tatbik edildiğinde emekli aylığını veriyor. Örneğin 25 yıl hizmet emekli olan bir hekimin bugün 3782,91 TL emekli aylığı alması gerekiyor.

Her Şeyden Prim Kesilir mi?

Aile hekimleri haklı olarak “Ücretimin tamamından prim kesilsin ve ikramiyem de emekli maaşım da buna göre artsın” diye düşünebilirler. Hem “Emekli Sandığı sistemi” içinde kalmak ve hem de bunu gerçekleştirmek yasaya göre mümkün bulunmuyor. Bunun için SSK sistemine göre emekli olmak gerekiyor, yani Emekli Sandığı iştirakçiliğini sonlandırıp en az 3,5 yıl SSK statüsünde prim ödemek gerekir. Şu an için 19188 TL brüt SPEK tavanıdır ve bu rakam üzerinden işçi primi olarak 2686,32 TL prim kesilmektedir ve bu şekilde 3,5 yıl çalışılması halinde yaklaşık 1200-1300 TL artış sağlanmış olacaktır. Ancak geçmişteki Emekli Sandığı süreleri hakkında da SSK aylık bağlama sisteminin uygulanacak olması çok olumsuz olacak getiriden fazla götürü oluşturacaktır.

Hesap İyi Yapılmalı

Hasılı bu kararın verilmesinde hesabın iyi yapılması gerekir. Zira SSK sistemine geçerek oradan emekli aylığı bağlatmak kimilerine göre pozitif, kimilerine göre de negatif sonuç verebilir. Sözgelimi uzun yıllar memuriyet yaptıktan sonra aile hekimliğine geçenler aile hekimliğinde daha yüksek ücret alıp, bu ücretlerinin tamamını prime tabi kılsalar da bekledikleri artışı sağlayamazlar ve bunun nedeni SSK aylık bağlama sistemine göre geçmişte memur statüsünde iken yapılan kesinti matrahlarının aynı dönemde geçerli SSK tavanına göre oldukça düşük kalacak olmasıdır.

Buna karşın memur statüsünde geçmiş süresi daha az ve emekliliğine kalan süresi daha çok olanlar ise SSK statüsünde aile hekimi olarak prime tabi olduklarında emekli aylıkları bakımından daha avantajlı olacaklardır.

Sigortalının Emekli Sandığı süresi, SSK süresi, SSK süresinde ödenen matrahların niteliği bağlamında teşhisin kişiye özel olarak konulması gerekecektir.

Çalışmayan emekli hekimler için 2019 yılından itibaren getirilen (Uzmanlar için 17.000 gösterge, uzman olmayan hekimler için 13.000 gösterge tutarında) ilave ödeme hakkı da bu mukayesede dikkate alınmalı.

Emekli Aile Hekimlerinin Aylık Kesilme Durumu

Emekli olduktan sonra aile hekimi olan hekimlerin ise bambaşka bir sorunu bulunuyor. Bu hekimlerin aile hekimliği süresi adeta kamuda geçmiş gibi değerlendirilerek 5335 sayılı Yasadaki “emekli aylığı alırken kamuda çalışma yasağına” tabi tutuluyorlar. Bu kapsamda aile hekimi iken geçen sürede alınan emekli aylıkları için borç tahakkuk ettiriliyor.

Oysa 2011’den itibaren Emekli Sandığı emeklisi olan bir doktorun aynı yıl aile hekimliğine başlaması nedeniyle aylığının kesilmesi ve ödenen aylıkların yersiz ödeme olarak tahsil edilmesi üzerine açılan davada;

Yüksek Mahkemenin;

Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı aldığı halde, Sağlık Bakanlığı kadrosuna hekim olarak atanan kişiler dahi aylıkları kesilmeden çalışabileceğine göre; Sağlık Bakanlığı ile “aile hekimliği sözleşmesi” imzalayan davacının yaşlılık aylıklarının iadesinin istenilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. O halde; mahkemece, 5335 sayılı Yasanın 30. maddesine göre yaşlılık aylığının iptal edilemeyeceği ve ödenen yaşlılık aylıklarının iadesinin istenilemeyeceği göz ardı edilerek sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.”

Diyerek verdiği kararda görüleceği üzere emekli hekimlerin aile hekimi olması halinde hakkaniyet aylıklarının kesilmemesini gerektiriyor.

Şevket TEZEL

Fahrettin Kerim Gökay Cad. No:21/1

Hasanpaşa-Kadıköy/İSTANBUL

Tel: 216-5506009

Faks: 216-5506007

Gsm: 551-1008282

kadikoy@alitezel.com

sevket@tezel.com

Exit mobile version