FORUM Gazetesi-PRİM AFFINDA AYRINTILARA DİKKAT

27 Ocak 2006

PRİM AFFINDA AYRINTILARA DİKKAT


            Kamuoyunda bilinen adıyla, “Prim Affı” Kanun Tasarısı 18.01.2006 günü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundan geçip, Genel Kurulda görüşülmeyi beklemektedir. Biraz karmaşık olan tasarı aynen kanunlaşırsa gerek sosyal güvenlik kurumları ve gerekse mali müşavirlere epey iş düşecek. Çünkü, yeniden belirlenecek borcu hesaplama konusunda Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre ruhsat almış meslek mensuplarına görev verilmesi muhtemeldir. Ayrıca, görevlendirilen meslek mensupları, yaptıkları hesaplamaların defter, kayıt ve belgelere uygun olmasından sorumlu olacaklardır.


            Bu konuyu sizlere sistematize ederek anlatmaya çalışacağım.


 


SSK’YA OLAN BORÇLAR BAKIMINDA KAPSAM


1-Belediyelerı Hariç Olmak üzere Kamu Sektörü işverenlerinin 14.04.2005 gününe kadar,


2- Özel sektör işverenlerinin ise en son 31/3/2005 tarihine kadar,


 ödemeleri gerektiği halde ödenmemiş olan


-sigorta primi,


-sosyal güvenlik destek primi,


-işsizlik sigortası primi,


-idari para cezası,


-sosyal yardım zammı borçları


-31/3/2005 tarihi ve öncesinde  biten özel bina inşaatı ve ihale konusu işlerden dolayı yeterli işçilik bildiriminde bulunmadığı anlaşılan veya yine bu tarihten önce bitmiş olan söz konusu işlerle ilgili olarak, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 gün içinde bu konuda müracaat edilmesi üzerine Sosyal Sigortalar Kurumunca yapılacak ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda yeterli işçilik bildiriminde bulunmadığı anlaşılan işverenlerin, fark işçilik tutarı üzerinden hesaplanacak borçları


-506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 85 inci maddesine göre prim ödeyen isteğe bağlı sigortalıların 1/5/2003 tarihinden 31/3/2005 tarihine kadar isteğe bağlı sigortalılıklarının devam ettiği süre içerisindeki prim borçları,


-506 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine göre topluluk sigortasına tabi olanların 31/3/2005 tarihine kadar olan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ait prim borçları,


Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içerisinde Kuruma yazılı olarak başvurmak şartıyla yeniden yapılandırılacaktır.


 


Yapılandırma da;


BORÇ 100.000 YTL. DEN AZ İSE;


 


-Borç aslı tutarlarının (ana para) 100.000 Yeni Türk Lirası (YTL) ve  altında olması halinde,


 


Borç asıllarına, borcun ödeme süresinin bitiminden 31/12/1998 tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı hesaplanacak,


1/1/1999 tarihinden 31/12/2004 tarihine kadar geçen süre için ise gecikme zamları silinerek bunun yerine toptan eşya fiyat endeksi (TEFE) aylık değişim oranına göre, 1/1/2005 tarihinden  yeniden yapılandırma  başvurusunun yapıldığı tarihten önceki ayın sonuna kadar ise üretici fiyat endeksi (ÜFE) aylık değişim oranı uygulanmak suretiyle, yapılandırmaya esas borç hesaplanır yeniden hesaplanacaktır.


 


BORÇ 100.000 YTL. DEN ÇOK İSE;


-Borç aslı tutarlarının (ana para) 100.000 YTL’nin  üstünde olması halinde ise, ödeme süresinin bitiminden yeniden yapılandırma başvurusunun yapıldığı tarihten önceki ayın sonuna kadar, yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre gecikme zammı hesaplanmak suretiyle borç tutarı tespit edilir ve bu tutardan;


 


1- Bilanço esasına göre defter tutan işverenlerin bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar vermiş oldukları en son gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi eki bilançosu esas alınarak, “(Dönen Varlıklar-Stoklar) / Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar” işlemi sonucunda bulunacak oran 0.50 ve altında olduğu takdirde bu durum borçlu açısından “çok zor durum” hali kabul edilerek; söz konusu oran 0.50-0.40 arasında ise % 10’u; 0.39-0.30 arasında ise % 20’si; 0.29 ve altında ise % 30’u,


 


2- (1) numaralı alt bentte belirtilenler dışında kalan işverenler tarafından  31/12/2004 tarihi itibariyle beyan edilecek mali durum bildirimi esas alınarak, “(Kasa+Banka+Kısa Vadeli Alacaklar) / Kısa Vadeli Borçlar” işlemi sonucunda bulunacak oran 0.30 ve altında olduğu takdirde bu durum borçlu açısından “çok zor durum” hali kabul edilerek, söz konusu oran 0.30-0.20 arasında ise %10’u; 0.19-0.10 arasında ise % 20’si; 0.09 ve altında ise % 30’u,


3- (1) ve (2) numaralı alt bentlerde sayılan işverenlerden, 1/1/2005 tarihinden önce vergi mükellefiyeti sona eren veya haklarında iflas kararı verilenler için % 30’u,


terkin edilerek, yapılandırmaya esas olan borç hesaplanır.


 


DİKKAT


Ancak, bu şekilde hesaplanan borç her halükarda 100 bin YTL. nin altında olanlar için hesaplanan şekliyle bulunacak rakamdan daha az olamayacak.


      (devam edecek…)


 


 


Kutu… Kutu… Kutu… Kutu… Kutu… Kutu…


           


            Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru


            4857 Sayılı İş Kanunu’nun “Özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma zorunluluğu” başlıklı 30. maddesi ile 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu gereğince, 50 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde belli oranda, özürlü, eski hükümlü ile terör mağduru çalıştırmak zorundadır. 4857 Sayılı Kanun gereğince toplamda %6 olan zorunlu çalıştırma oranının dağılımı da Bakanlar Kurulunca belli edilmektedir.


            Konu ile ilgili 2005/9077 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesine göre, söz konusu yüzde 6’lık oranın 4857 sayılı İş Kanunu’nun 30. maddesi kapsamına giren işyerleri için 01.01.2006 tarihinden itibaren zorunlu istihdam oranları aşağıdaki gibi uygulanacaktır.


 


-Özel sektörü işyerlerinde, %3 oranında özürlü, %1 oranında eski hükümlü, %2 oranında da terör mağduru,


-Kamu sektörü işyerlerinde ise %4 oranında özürlü ile %2 oranında eski hükümlü,


çalıştırılması zorunludur.


 


 


 


Kutu… Kutu… Kutu… Kutu… Kutu… Kutu…


 


Engelli İşçi Ücretinden Az Vergi


            193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 31 inci maddesi gereğince,


            “Çalışma gücünün asgari % 80’ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece sakat, asgari  % 60’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece sakat, asgari % 40’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece sakat sayılır ve aşağıda sakatlık dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir.”


            Yani, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu gereğince ücretli olarak çalışan engellilerin ücretlerinin bir kısmında gelir vergisi alınmamakta ve vergi alınmayacak bu tutarlar da Bakanlar Kurulunca belirlenmektedir.


            Yasal tanımı ile sakatlık indirimi tutarları yani vergi alınmayacak ücret miktarları, Bakanlar Kurulu’nca yeniden belirlendi.


            19.12.2005 tarihli ve 2005/9826 sayılı kararnamenin ekine göre;


            Çalışma gücünün  %80’ini kaybetmiş birinci derece sakatlar için 2005 yılı için 440 YTL olan indirim 530 YTL,


Çalışma gücünün % 60’ını kaybetmiş ikinci derece sakatlar için 2005 yılı için 220 YTL olan indirim 265 YTL,


Çalışma gücünün % 40’ını kaybetmiş üçüncü derece sakatlar için 2005 yılı için 110 YTL olan indirim 133 YTL,


olarak tespit edilmiştir.


Buna göre 2006 yılı içinde yukarıdaki gruplara göre vergi indirim belgesine sahip olan ücretlilerin, ücretlerinden yukarıdaki rakamlar kadarından vergi alınmayacaktır. Yukarıdaki rakamdan fazla gelir varsa sadece o kısımdan gelir vergisi alınmaktadır.